Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gizli görüşmelere dair çıkan haberleri kesin bir dille yalanlayarak, Tahran’a yönelik sert tehditlerini yineledi. Özellikle Wall Street Journal’ın (WSJ) Umman’da esir takası ve Güney Kore’deki İran fonlarının serbest bırakılmasına yönelik iddialarını “asılsız” olarak niteleyen Trump, İran’ın Amerikalılara zarar vermesi halinde “daha önce hiç yaşamadığı kadar büyük sorunlarla” karşılaşacağı uyarısında bulundu.
Washington’dan yapılan açıklamalarla, Trump yönetimi döneminde ABD-İran ilişkilerindeki gergin tonun devam ettiği bir kez daha gözler önüne serildi. Trump, çıkan çeşitli haberleri “sahte haber” ve “gerçek dışı” olarak nitelendirirken, İran’ın ABD’nin duruşunu çok iyi anladığını savundu.
Gizli Görüşme ve Esir Takası İddialarına Kesin Yalanlama
Wall Street Journal gazetesinde yer alan ve ABD ile İranlı yetkililerin Umman’da bir araya gelerek potansiyel bir esir takası anlaşmasını görüştüğü yönündeki iddialar, Trump tarafından şiddetle reddedildi. Haberde, İranlı-Amerikalı tutuklular Siamak Namazi ve Emad Shargi’nin, Güney Kore’de bloke edilen İran fonlarına karşılık serbest bırakılabileceği öne sürülmüştü. Ancak Trump, bu tür bir görüşmenin gerçekleşmediğini ve haberin “tamamen yanlış” olduğunu belirtti.
Eski Başkan, “Bu, sahte bir haber. Kesinlikle doğru değil. Hiçbir yerde İran’la görüşmedik,” ifadelerini kullanarak medyanın bu tür yanlış bilgileri yaydığını iddia etti.
İran’a Yönelik Sert Uyarılar ve Tarihi Atıflar
Trump, yalanlamalarının ardından İran’a yönelik tehdit dilini sürdürdü. İran’ın herhangi bir Amerikalıya zarar vermesi durumunda, daha önce hiç karşılaşmadığı büyüklükte sorunlarla yüzleşeceği uyarısında bulundu. Bu tehditler, Trump’ın başkanlığı döneminde yaşanan ve bölgedeki tansiyonu tırmandıran olaylara atıfta bulunuyor.
Al-Asad Saldırısı ve Misilleme Kararı
Eski Başkan, İran’ın Irak’taki bir ABD üssüne gerçekleştirdiği “korkunç saldırı”yı hatırlattı. Bu saldırının ardından, yüzlerce Amerikalının hayatını kurtararak planlanan misilleme saldırısını durdurduğunu belirtti. “Büyük bir saldırı planlıyordum ama yüzlerce hayatı kurtardım. Bir şey yapmamız gerekiyordu,” diyen Trump, o dönemki kararıyla büyük bir çatışmayı önlediğini vurguladı.
Ancak, şimdiki durumda İran’ın Amerikalılara herhangi bir zarar vermesi halinde ABD’nin “gitmeye hazır” olduğunu ve Tahran’ın “çok büyük sorunlarla, şimdiye kadar sahip olduklarından daha büyük sorunlarla” karşılaşacağını açıkça ifade etti.
Nükleer Silahlar ve İsrail İddiaları
Trump, İran’ın nükleer silah edinme çabalarına karşı duruşunu da tekrarladı. “İran’ın nükleer silah sahibi olmasını istemiyoruz,” diyerek bu konudaki kırmızı çizgisini bir kez daha hatırlattı.
Öte yandan, ABD’nin İsrail’e “bunker buster” (sığınak delici) bomba sağladığı yönündeki haberleri de yalanladı. Bu iddiaları da “sahte haber” ve “doğru değil” olarak nitelendiren Trump, basını yanlış bilgi yaymakla suçladı.
Bu gelişmeler, Orta Doğu’da zaten yüksek olan gerilimin, diplomatik yalanlamalar ve askeri tehditlerle daha da karmaşık bir hal aldığını gösteriyor. Trump’ın açıklamaları, bölgedeki aktörler ve uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

