ABD eski Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney hakkında sert açıklamalarda bulundu. Trump, Hamaney’i “tarihteki en kötü insanlardan biri” ve “kötü bir diktatör” olarak nitelendirdi.
Truth Social platformunda yaptığı paylaşımlarda Trump, Hamaney’i İran’ın ekonomik yıkımından ve iç karışıklıklardan sorumlu tutarak, ülkenin mevcut durumunun Hamaney’in liderliği altında geldiği noktayı gözler önüne serdiğini belirtti. Eski başkanın bu açıklamaları, Tahran’da yaşanan siyasi belirsizlik ve küresel aktörlerin bölgeye yönelik tutumları açısından önemli bir dönemeçte geldi.
Trump’tan Hamaney’e Ağır Eleştiriler
Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik şunları söyledi: “Ayetullah Ali Hamaney, tarihteki en kötü insanlardan biriydi ve en kötü diktatörlerden biri olarak bilinecek. Hamaney’in liderliği altında, harika İran ülkesi, ekonomik yıkım ve büyük karışıklıkla tam bir bataklığa düştü. Ülkeleri tamamen mahvoldu!”
Trump, Hamaney’in “kötü bir adam” olduğunu ve onun yönetimi altında İran’da “büyük acılar” yaşandığını vurguladı. Özellikle Mahsa Amini’nin ölümü sonrası ülke genelinde yayılan protestolara da değinen Trump, İran halkının rejim karşıtı eylemlerini Hamaney’in kötü yönetiminin bir sonucu olarak gördüğünü ima etti.
İran’daki Değişim ve Trump’ın Vadettikleri
Eski ABD Başkanı, kendi başkanlığı döneminde İran’ın “barışçıl ve müreffeh” olabileceğini iddia etti. Trump, “Benim Başkanlığım altında olsaydı, İran şimdi barışçıl ve müreffeh olurdu, ancak tüm dünya liderlerini kötüye kullanan bu tür kötü insanlar olduğu sürece durum böyle değil. Umarım İran’da bazı değişiklikler olur ve bu değişim, ABD’nin yeniden Büyük olması için çok çabaladığı dünyamızın geri kalanıyla iyi geçinmelerini sağlar!” ifadelerini kullandı.
Trump’ın bu açıklamaları, hem İran’daki iç dinamikler hem de ABD’nin yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde Ortadoğu politikasına dair ipuçları vermesi açısından dikkat çekici. Reisi ve Abdullahiyan’ın ölümü sonrası İran’da kısa süre içinde yeni bir cumhurbaşkanı seçimi yapılacak olması, bölgedeki siyasi manzarayı daha da karmaşık hale getiriyor.
Ne Anlama Geliyor?
Donald Trump’ın Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik bu denli sert sözleri, onun olası bir yeniden başkanlık döneminde İran’a karşı daha da katı bir tutum sergileyebileceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor. Trump yönetimi döneminde de İran’a yönelik “azami baskı” politikası izlenmiş, nükleer anlaşmadan çekilme gibi adımlar atılmıştı. Mevcut açıklamalar, Reisi’nin ölümüyle ortaya çıkan boşluğun, küresel güçler tarafından İran üzerindeki baskıyı artırma fırsatı olarak görülebileceğini gösteriyor.

