Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Kocaeli’de DİSK Genel-İş şubesinin Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarını devirmenin yolunun işçi sınıfının örgütlenmesinden geçtiğini vurguladı. Baş, bu hedefe ulaşabilmek için Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) çatısı altında 1 milyon üyeye ulaşılmasının elzem olduğunu belirtti. İşçi sınıfının gerçek gücünü ortaya koymasıyla ülkedeki siyasi ve ekonomik dengelerin değişebileceğine dikkat çekti.
Baş’ın açıklamaları, mevcut ekonomik krizin ve yoksulluğun işçi ve emekli kesim üzerindeki derin etkilerine odaklanırken, sendikaların bu süreçteki kritik rolünü bir kez daha gündeme getirdi. TİP lideri, “Emekliler açlık sınırının altında bir ücretle yaşamak zorunda kalıyor, 10.000 TL asgari emekli maaşı insanca yaşamaya yetmiyor. İşçiler ise enflasyon karşısında ücretlerinin erimesiyle mücadele ediyor,” ifadelerini kullanarak hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirdi.
İşçi Sınıfının Gücü ve Örgütlenme Çağrısı
Erkan Baş, konuşmasında işçi sınıfının tarihsel ve güncel potansiyeline vurgu yaparak, “AKP’yi yenecek olan işçi sınıfının örgütlü gücüdür. Bu ülkeyi değiştirecek olan da işçi sınıfının birleşik mücadelesidir,” dedi. Mevcut hükümetin “zenginden alıp zengine veren” bir ekonomi politikası izlediğini öne süren Baş, yüksek faiz oranlarının sadece yandaşları ve sermaye sahiplerini beslediğini belirtti. Bankaların yüksek faizle kredi vermesine karşın mevduatlara düşük faiz uygulamasını bu durumun somut bir göstergesi olarak sundu.
TİP Genel Başkanı, DİSK’in şu anki üye sayısının ötesine geçerek milyonlarca örgütsüz işçiye ulaşması gerektiğini savundu. Türkiye’deki milyonlarca kayıt dışı işçinin sendikalaşma potansiyelini işaret ederek, DİSK’in bu büyük kitleyi kapsayacak bir örgütlenme stratejisi geliştirmesi gerektiğini dile getirdi. Baş, sendikaların sadece mevcut üyelerin haklarını korumakla kalmayıp, tüm işçi sınıfının ekonomik ve sosyal koşullarını iyileştirecek bir mücadele hattı izlemesi gerektiğini vurguladı.
Sendikacılığın Rolü ve Sınıf Mücadelesi
Baş, konuşmasında sendikal hareketin bağımsızlığını ve sınıf perspektifini korumasının önemine de değindi. İşverenlerle veya siyasi iktidarlarla işbirliği yapan sendikaların işçi sınıfına fayda sağlamayacağını belirterek, “Gerçek sendikacılık, işçi sınıfının çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan, bağımsız ve devrimci bir sendikacılıktır,” mesajını verdi.
Konuşmasının bir bölümünde Sovyetler Birliği’nin kuruluşundaki zorluklara rağmen işçi sınıfının örgütlülüğü sayesinde önemli başarılara imza atmasını örnek gösteren Baş, Türkiye’deki işçi sınıfının da benzer bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. İşçi sınıfının bir araya gelmesiyle ülkenin kaderini değiştirecek gücü elinde bulundurduğunu dile getirdi. “Bu ülkede işçi sınıfının gerçek bir iktidar alternatifi yaratması için sendikal örgütlenmelerin ve sınıf mücadelesinin yeniden yükselişe geçmesi şarttır,” dedi.
Erkan Baş’ın Kocaeli’deki bu konuşması, yaklaşan yerel seçimler öncesinde emek örgütlerinin ve siyasi partilerin işçi sınıfı üzerindeki etkileşiminin artacağını gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.

