İzmir’de, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen Hasan Mutlu, adalet arayışını 145 gündür aralıksız sürdürüyor. İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü önünde başlattığı oturma eylemiyle yaşadığı mağduriyeti ve haksızlığa uğradığını dile getiren Mutlu, bu süreçte sadece bir bekleyiş içinde olmadığını, aksine bir direniş gösterdiğini vurguluyor.
Hasan Mutlu’nun direnişi, KHK’lar sonrası yaşanan bireysel dramların sembollerinden biri haline geldi. Mutlu, kendisi gibi haksız yere ihraç edildiğini düşünen binlerce KHK mağdurunun sesi olmaya çalışıyor. 145 günlük bu süreçte Mutlu, işini, evini ve arabasını kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda herhangi bir işte çalışma imkanından da mahrum bırakıldı. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğini açıkça ifade ediyor.
“Beklemiyoruz, Direniyoruz”
Hasan Mutlu, eyleminin bir “bekleyiş” olmadığını, bir “direniş” olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: “145 gündür burada beklemiyoruz, direniyoruz. Kimse sanmasın ki yorulacağız ya da vazgeçeceğiz. Bu direniş, adalet yerini bulana kadar devam edecek.” Mutlu, ihraç kararının herhangi bir somut delile dayanmadığını, ‘milli güvenlik’ gibi genel ve muğlak ifadelerle suçlandığını belirtiyor. Bu durumun kendisi gibi birçok KHK’lı için ortak bir sorun olduğunu ifade ediyor.
Bir İnsanlık Dramı: İşsizlik ve Güvencesizlik
İhraç sonrası yaşam mücadelesi veren Hasan Mutlu, hem kendisinin hem de ailesinin büyük zorluklar yaşadığını belirtiyor. “Geçimimizi sağlayacak hiçbir imkanımız kalmadı. Tüm kapılar yüzümüze kapandı. Ne bankalar kredi veriyor ne de özel sektörde iş bulabiliyoruz,” diyerek yaşadığı çaresizliği gözler önüne seriyor. Bu durum, KHK’lıların sadece işlerini değil, sosyal ve ekonomik yaşamlarını da kaybettiklerini gösteren acı bir tablo çiziyor.
Mutlu, aynı zamanda bu mücadelenin bireysel olmaktan öte, toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. “Bu sadece benim değil, yüz binlerce KHK mağdurunun ortak sesi. Bizler, haksızlığa uğrayan insanlar olarak sesimizi duyurmak zorundayız,” ifadeleriyle mücadelesinin kapsamını genişletiyor.
Dayanışma ve Umut
İzmir SGK İl Müdürlüğü önünde her gün sürdürdüğü eylemlerinde Hasan Mutlu, yalnız değil. Geçtiğimiz dönemde Ankara’da benzer bir KHK direnişi sergileyen ve mücadeleleriyle tanınan Veli Saçılık gibi isimlerin örnek alındığını belirten Mutlu, “Veli Saçılık’ın direnişi bizim için bir örnek oldu. Onların mücadelesi bize güç verdi,” diyor. Ayrıca, eylem yaptığı alandan geçen vatandaşlardan ve sivil toplum kuruluşlarından da önemli bir dayanışma ve destek gördüğünü aktarıyor. Bu destek, Mutlu’nun mücadelesini sürdürme azmini daha da pekiştiriyor.
Hasan Mutlu’nun 145 gündür süren adalet direnişi, KHK mağduriyetlerinin derinliğini ve bu kararnamelerle işlerini kaybedenlerin yılmayan mücadele ruhunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Adalet talebiyle sürdürülen bu sessiz çığlık, Türkiye’deki insan hakları ve hukukun üstünlüğü tartışmalarında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.

