İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında yürütülen hukuki süreçlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, kreş bağışlarının “rüşvet” olarak değerlendirilmesini eleştirerek, bu iddiaları “yalan” olarak nitelendirdi ve mevcut durumun kendilerini “tutsak ettiğini” belirtti.
Başkan İmamoğlu’nun ifadeleri, siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı uyandırırken, İBB’nin sosyal hizmet projelerinin hukuki denetim altına alınış biçimine dair yeni bir tartışma başlattı. İmamoğlu, belediyenin yürüttüğü sosyal projeler için yapılan bağışların dahi “rüşvet” olarak gösterilmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Kreş Bağışları Tartışmasının Odağında Ne Var?
Ekrem İmamoğlu, yaptığı açıklamada, özellikle belediyenin açtığı ve işletmeye devam ettiği kreşler için yapılan bağışların hukuki süreçlerde “rüşvet” olarak sunulduğunu ifade etti. Bu durumun, kamu hizmeti yürüten bir belediyenin sosyal sorumluluk projelerini engelleme amacı taşıdığını ima etti.
- Bağışların Amacı: İBB bünyesindeki kreşlerin daha iyi hizmet verebilmesi, kapasitelerinin artırılması ve çocukların eğitimine destek olunması amacıyla çeşitli kişi veya kurumlar tarafından yapılan maddi yardımlar.
- Suçlama Boyutu: İmamoğlu’na göre, bu bağışlar, yasal bir zeminde gerçekleşmiş olmasına rağmen, siyasi ve hukuki süreçlerde “rüşvet” suçlamasına dönüştürülmeye çalışılıyor.
- İmamoğlu’nun Savunması: Başkan, bağışların tamamen şeffaf ve kamu yararına yapıldığını, bu tür suçlamaların asılsız olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.
“Bu Yalanlar Yüzünden Tutsakız” İfadesinin Anlamı
İmamoğlu’nun “Bu yalanlar yüzünden tutsağız” şeklindeki güçlü ifadesi, yalnızca kişisel olarak değil, aynı zamanda İBB yönetimi ve yürüttükleri projeler nezdinde de hissedilen bir kısıtlamayı dile getiriyor. Bu ifadeyle İmamoğlu, sürekli hukuki baskı ve asılsız suçlamalarla karşı karşıya kalmalarının, belediyenin hizmet üretme kapasitesini ve kamuya olan taahhütlerini yerine getirmesini zorlaştırdığını belirtiyor.
Başkanın bu sözleri, yargının siyasallaşması iddialarını yeniden gündeme taşırken, mevcut hükümet ile muhalif belediyeler arasındaki gerilimi de gözler önüne seriyor. İmamoğlu, bu tür suçlamaların ardında yatan asıl amacın, kendisinin ve ekibinin siyasi geleceğini etkilemek olduğunu düşünüyor.
Siyasi Refleksler ve Hukuki Süreçler
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bu açıklamaları, önümüzdeki dönemde siyasi arenada daha fazla tartışmaya yol açabilir. Zira, İmamoğlu’nun yargılandığı veya hakkında soruşturma açılan tek dosya kreş bağışları konusu değil. İstanbul’daki diğer bazı projeler ve atamalarla ilgili de benzer hukuki süreçler devam ediyor.
Bu durum, yerel yönetimler ile merkezi hükümet arasındaki yetki ve denetim mekanizmalarının sınırlarının bir kez daha sorgulanmasına neden oluyor. İmamoğlu ve benzeri muhalif belediye başkanlarının maruz kaldığı hukuki baskılar, Türkiye’deki siyasi kutuplaşmanın derinliğini de ortaya koyuyor.
İmamoğlu, bu tür iddialar karşısında yılmayacağını, hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini ve halka hizmet etme misyonundan vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Kamuoyunun bu konudaki gelişmeleri dikkatle takip etmesi bekleniyor.

