İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı ve siyasi iletişim stratejisti Necati Özkan, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden önemli bir mektup kaleme aldı. Özkan, mektubunda, hakkındaki iddianamenin “fiile değil faile bakarak yorum ve hüküm kurduğunu” belirterek, yargı sürecinin kendi siyasi kimliğine odaklandığı ve siyasi bir hedefleme olduğu eleştirisini dile getirdi.
Özkan’ın bu çıkışı, İBB yönetimine yönelik artan soruşturmalar ve siyasi gerilimin yüksek olduğu bir dönemde geldi. Mektup, İmamoğlu’nun hukuk danışmanı Ercan Demir tarafından kamuoyu ile paylaşıldı ve geniş yankı uyandırdı.
İBB Soruşturmasının Arka Planı ve Özkan’ın Tutuklanması
Necati Özkan’ın tutuklanmasına yol açan soruşturma, İBB’nin 2020 yılında yaptığı 200 adet otobüs alım ihalesindeki usulsüzlük iddialarına dayanıyor. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan bu alım, çeşitli iddialarla yargıya taşınmıştı. Soruşturma kapsamında yapılan operasyonlarda Necati Özkan’ın da aralarında bulunduğu bazı isimler gözaltına alınmış ve ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti. Özkan, İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibinde yer alan ve özellikle seçim dönemlerindeki iletişim stratejileriyle tanınan bir isim.
Özkan’dan Mektup: “İddianame Faile Değil Faile Bakıyor”
Cezaevinden gönderdiği mektubunda Özkan, kendi durumunu ve soruşturma sürecini detaylı bir şekilde değerlendirdi. Mektubun temel argümanı, iddianamenin somut eylemlerden ziyade kişinin kimliğine, geçmişine ve siyasi duruşuna odaklandığı yönünde. Özkan, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “İddianame, fiile değil faile bakarak yorum ve hüküm kuruyor. Benim siyasi kimliğim ve geçmişim üzerinden bir ‘narrative’ (anlatı) yaratılmaya çalışılıyor.”
Bu sözlerle Özkan, yargı sürecinin nesnel olmaktan çıkarak kendisi gibi muhalif siyasetçilere yönelik bir algı operasyonuna dönüştüğü imasında bulundu. Özkan, aynı zamanda, suçlamaların kendisine atfedilen eylemlerin kendi İBB bünyesindeki görevinden çok önce gerçekleştiğini ve kendisinin ihale sürecinde iletişim stratejisi geliştiren bir dış danışman olduğunu vurguladı.
Suçlamalara Yönelik Savunma ve İddialar
Necati Özkan, mektubunda kendisine yöneltilen suçlamalara karşı güçlü bir savunma ortaya koydu. Otobüs ihalesiyle ilgili olarak, görev aldığı dönemde yasalara uygun hareket ettiğini, şeffaflığı ve kamu yararını gözettiğini belirtti. Özkan, eylemlerinin tamamının kamuoyu nezdinde şeffaf ve açık olduğunu, herhangi bir usulsüzlüğe mahal vermediğini ifade etti. Mektupta, yargılama sürecinde somut deliller yerine ‘çıkarım’ ve ‘yorum’ üzerine kurulu bir tutum sergilendiği iddia edildi.
Özkan, mektubunu, “Adalete olan inancım tamdır. Gerçeklerin ortaya çıkacağına ve hakkımdaki haksız iddiaların düşeceğine inanıyorum” sözleriyle sonlandırdı. Bu mektup, İBB’ye yönelik soruşturmaların siyasi boyutunu bir kez daha gündeme taşımış oldu.
Soruşturmadaki Siyasi Boyut Vurgusu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2019 yerel seçimlerinden bu yana merkezi hükümet ile sık sık gerilimler yaşıyor ve çeşitli soruşturmalara konu oluyor. Necati Özkan’ın mektubu, bu soruşturmaların siyasi motivasyonlarla yapıldığına dair muhalefetin uzun süredir dile getirdiği iddiaları pekiştiren nitelikte. Özellikle “faile değil fiile bakmak” vurgusu, yargı süreçlerinde kişilerin kimliklerinin veya siyasi duruşlarının, somut eylemlerin önüne geçtiği eleştirisini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

