Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen, 10 Temmuz 2023 tarihinde gözaltına alınan Muhammed Yılmaz’a yönelik “işkence” iddialarına ilişkin davanın ikinci duruşması dün yapıldı. Olayla ilgili olarak “işkence” suçlamasıyla yargılanan 13 jandarma personeli hakkındaki yargılama, mahkemenin verdiği devam kararıyla sürdürülecek. Davanın bir sonraki duruşması 24 Ekim tarihine ertelendi.
Sanık jandarma personelinin ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesiyle kamuoyunda geniş yankı uyandıran dava, adaletin tecellisi açısından büyük önem taşıyor. Mağdur Muhammed Yılmaz’ın avukatı ve insan hakları kuruluşları, yargılamanın şeffaf ve adil bir şekilde sonuçlanması için sürecin yakın takipçisi olduklarını belirtiyor.
İşkence İddiası ve Mağdurun Beyanı
Dava, 10 Temmuz 2023 tarihinde Hatay’da uyuşturucu ticareti operasyonu kapsamında gözaltına alınan 6 kişiden biri olan Muhammed Yılmaz’ın, Hatay Jandarma Komutanlığı’nda 4 gün boyunca işkence gördüğü iddiasıyla açıldı. Mağdur Yılmaz, dün görülen duruşmada da önceki beyanlarını yineleyerek, jandarma personeli tarafından dövüldüğünü ve ölümle tehdit edildiğini ifade etti.
Avukatı Ekin Yeter, müvekkilinin gözaltı süresince birden fazla kez hastaneye götürüldüğünü ve darp raporları ile ailesi tarafından çekilen fotoğrafların, işkence iddialarını destekler nitelikte olduğunu belirtti. Jandarma personelinin ise savunmalarında suçlamaları reddederek, Yılmaz’ın polis aracında kendini yere atarak veya hücrede düşerek yaralandığını iddia ettikleri öğrenildi.
Çelişkili Raporlar ve Hukuki Süreç
Davanın en dikkat çekici detaylarından biri, mağdur Muhammed Yılmaz’ın sağlık durumuyla ilgili hastane raporlarındaki çelişkiler. Avukat Yeter, Antakya Devlet Hastanesi’nden alınan ilk raporda “yüksekten düşme” bulgusu olduğu belirtilirken, Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden alınan diğer raporda ise “çoklu künt travma bulguları” ve “darp izleriyle uyumlu” ifadelerinin yer aldığını vurguladı. Bu çelişkili raporlar, davanın seyrini etkileyen önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.
İlk duruşmada tutuklanan 13 jandarma personelinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması, mağdur avukatı ve insan hakları savunucuları tarafından eleştirilmişti. Avukat Yeter, sanıkların serbest kalmasının delilleri karartma veya kaçma riski oluşturabileceği endişesini dile getirmişti.
Avukat Yeter’den Adalet Vurgusu
Mağdur avukatı Ekin Yeter, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, davanın sadece Muhammed Yılmaz’ın değil, tüm toplumun adalet arayışı için sembolik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Yeter, müvekkilinin vücudundaki ağır darp izlerinin ve tutarlı beyanlarının, işkencenin vahametini gözler önüne serdiğini ifade etti. Yeter ayrıca şunları kaydetti:
- “Kamu görevlileri tarafından işlenen işkence suçları, cezasız kalmamalıdır. Bu tür vakaların üzerinin örtülmesi, benzer olayların tekrar yaşanmasına zemin hazırlar.”
- “Mahkemenin bu çelişkili raporları ve somut delilleri titizlikle incelemesi, adil bir karar vermesi hayati önem taşımaktadır.”
- “Davanın kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi, adaletin sağlanması adına bir baskı unsuru oluşturacaktır.”
İnsan Hakları Derneği Davanın Takipçisi
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi Başkanı Adnan Can da duruşmayı takip edenler arasındaydı. Can, işkencenin bir insanlık suçu olduğunu ve hiçbir koşulda hoş görülemeyeceğini vurguladı. Özellikle kamu görevlileri tarafından işlenen işkence suçlarının, hukukun üstünlüğü ilkesi gereği en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirten Can, İHD olarak davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.
Dava, bir yandan kamu görevlilerinin sorumluluğu, diğer yandan insan haklarının korunması açısından Türkiye’deki yargı süreçleri için emsal teşkil edebilecek nitelikte. İHD ve diğer insan hakları örgütleri, yargılamanın şeffaf bir şekilde ilerlemesi ve adil bir sonuca ulaşması için kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini açıkladı.

