ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, İsrail’in İran’a yönelik olası bir misilleme operasyonunun “sınırlı” kalacağını öngördüğünü belirtti. Johnson’ın bu açıklamaları, Başkan Joe Biden ve Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ile gerçekleştirdiği bir toplantının ardından, Washington’daki Beyaz Saray’da yapıldı ve Orta Doğu’da artan gerilimin ortasında dikkat çekti.
İsrail’in Şam’daki İran konsolosluğuna düzenlediği saldırıya karşılık olarak İran’ın geçtiğimiz günlerde İsrail’e insansız hava araçları ve füzelerle saldırmasının ardından bölgedeki tansiyon en üst seviyeye çıkmıştı. Uluslararası toplum, olası bir geniş çaplı çatışmayı önlemek için diplomatik çabalarını hızlandırırken, ABD’nin pozisyonu merakla bekleniyordu.
Gerilimin Ortasında Johnson’dan Açıklama
Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson, İsrail’e yönelik tam desteklerini vurgulayarak, “İsrail’in nasıl tepki vereceğine dair istihbarat raporlarını aldık. Sınırlı bir operasyon olacağını tahmin ediyoruz. İsrail’e tam destek vermemiz ve uluslararası arenada destek için yanlarında durmamız gerekiyor. Özgürlük ve demokrasinin tarafında durmalıyız,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD’nin bölgedeki kilit müttefiki İsrail’e olan bağlılığını bir kez daha teyit ederken, olası bir misillemenin boyutlarına ilişkin de bir işaret taşıyor.
Biden Yönetimi ve Bölgesel Dengeler
Johnson, Beyaz Saray yönetiminin İsrail’e yardımcı olmak için “uygun adımlar” attığını da belirtti. Ancak ABD Başkanı Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin İsrail’in İran’a karşı düzenleyebileceği herhangi bir karşı saldırıya katılmayacağını net bir şekilde ifade ettiği biliniyor. Biden yönetiminin öncelikli hedefi, bölgedeki gerilimi tırmandırmamak ve kapsamlı bir savaşı önlemek olarak görülüyor.
İran’ın İsrail’e düzenlediği saldırı, iki ülke arasındaki on yıllardır süregelen gizli çatışmayı açık bir şekilde yüzeye çıkarmıştı. İsrail’in Şam’daki İran konsolosluk binasına 1 Nisan’da düzenlediği saldırıda, aralarında Devrim Muhafızları’ndan iki generalin de bulunduğu yedi kişi hayatını kaybetmişti. İran, bu saldırıya misilleme olarak 13 Nisan’ı 14 Nisan’a bağlayan gece, İsrail’e yüzlerce insansız hava aracı ve füze fırlatmıştı.
İsrail’in Yanıt Arayışı ve İran’ın Uyarıları
İran’ın saldırısının ardından İsrail Savaş Kabinesi, İran’a nasıl bir yanıt verileceğini görüşmek üzere toplanmıştı. Ancak şu ana kadar kesin bir karar alınmadığı ve seçeneklerin değerlendirilmeye devam ettiği belirtiliyor. İsrail tarafında, İran’a misilleme yapılması gerektiği yönünde güçlü bir kamuoyu baskısı bulunsa da, uluslararası baskılar ve bölgesel istikrar endişeleri bu kararı etkiliyor.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ise İsrail’i olası bir misilleme konusunda uyarmış, İsrail’in yeni bir askeri eyleme girişmesi halinde İran’ın yanıtının “anında, daha güçlü ve daha kapsamlı” olacağını dile getirmişti. Bu karşılıklı tehditler, bölgedeki tansiyonun ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Orta Doğu’daki durumu görüşmek üzere acil toplanmış, ancak somut bir çözüm konusunda ilerleme sağlanamamıştı.

